Türkiye’de vergi yükü en çok maaşlı çalışanların, özellikle de sağlık emekçilerinin omuzlarında. Kamu kurumlarında görev yapan bir hemşirenin maaşından %27’lere varan oranlarda gelir vergisi kesilirken, milyona yakın ciro yapan bazı galericilerin, kuyumcuların ve emlakçıların aylık sadece 5-6 bin TL vergi ödeyerek bu yükten neredeyse muaf kalması tepki çekiyor.
Başlıklar
40 Bin TL Maaşa 11 Bin TL Vergi
Ortalama 40 bin TL maaş alan bir hemşire, her ay 10-11 bin TL’sini vergi olarak devlete veriyor. Buna karşılık lüks araç satan, yüksek kazanç elde ettiği bilinen bazı esnaf grupları ise kazançlarını düşük göstererek vergi kalemini minimumda tutuyor.
Bu durum, kamuoyunda “emekçiye yük, sermayeye ayrıcalık” yorumlarına neden oldu.
“Çalışanın Vergisi Peşin Kesiliyor, Kazancı Gizleyenin Vergisi Yok”
Vergi adaletsizliğine tepki gösteren uzmanlar, mevcut sistemin maaşlı çalışanı cezalandırdığını, kayıt dışı kazanç sahiplerini ise koruduğunu belirtiyor.
Bir hemşirenin sözleri durumu özetler nitelikte:
“Sabah akşam nöbet tutuyoruz, her kuruşumuzdan vergi kesiliyor. Ama milyonluk araç satan adam, bizden daha az vergi ödüyor. Bu nasıl adalet?”
Vergi Dilimleri Değil, Gerçek Kazanç Esas Alınmalı
Ekonomistler, gelir vergisi oranlarının sabit maaşlı çalışanlar için yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Vergi yükünün “beyannamesiz gariban çalışan” ile “kazancını saklayan zengin esnaf” arasında eşitlenemeyeceğini belirten uzmanlar, adaletli bir vergi sisteminin sosyal barış için zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Sağlık Çalışanlarının Talebi Net: Emeğe Göre Vergi, Hileye Göre Değil
Sağlık çalışanları, gelir vergisi dilimlerinin yeniden belirlenmesini, maaşlı çalışanların vergi yükünün hafifletilmesini ve kayıt dışı geliri olan sektörlere gerçek denetim yapılmasını istiyor.
“Vergiyi en çok biz ödüyorsak, en azından adaletini de görelim.”
saglikpersoneli.com.tr


