İzmir’de özel bir yaşlı bakımevinde kalan Fatma Uraz’ın banyo yaptırıldığı sırada yaralanması ve ardından hastanede yaşamını yitirmesiyle ilgili hukuki süreçte yeni bir karar çıktı. Olayda kusurlu bulunan bakımevi personelinin ardından, kurumun doktoru Naciye S. hakkında açılan dava da sonuçlandı. Mahkeme, “taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanan kurum doktorunu hapis cezasına çarptırdı; ceza daha sonra adli para cezasına çevrildi.
Başlıklar
Banyo Sırasındaki Ağır İhmal Ölümü Getirmişti
Kamuoyunda derin üzüntü yaratan olay, 16 Eylül 2018 tarihinde İzmir’deki özel bir yaşlı bakımevinde meydana geldi. Bakımevi çalışanları Nesrin Ö. ve Tuğçe A. tarafından banyo yaptırılan Fatma Uraz’ın vücudunda, işlemin ardından ciddi kızarıklıklar ve deri soyulmaları oluştu. Bakımevi personelinin tıbbi bir müdahale veya hastane sevki yerine yaşlı kadının vücuduna merhem sürerek durumu geçiştirmeye çalıştığı iddia edildi.
Kuruma gelen yakınları tarafından durumun fark edilmesi üzerine acilen hastaneye kaldırılan Fatma Uraz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen 21 Eylül 2018’de hayatını kaybetti.
Bakımevi Çalışanlarının Cezaları İstinafta Kesinleşti
Annesinin ölümünde ihmal olduğunu belirten Zehra Yılmazer’in şikayeti üzerine başlatılan adli soruşturma, bakım hizmetlerindeki kusurlar zincirini ortaya çıkardı. Hazırlanan ilk iddianamede, banyoyu yaptıran personelden Tuğçe A. asli kusurlu, Nesrin Ö. ise tali kusurlu olarak yer aldı.
Yargılama sonucunda yerel mahkeme, Nesrin Ö.’ye indirimlerle birlikte 2 yıl 6 ay, Tuğçe A.’ya ise 3 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Sanık avukatlarının karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararlarını hukuka uygun bularak cezaları kesinleştirdi.
Sorumluluk Zinciri Kurum Hekimine Uzandı
Ailenin avukatları, ölüm olayında sadece bakıcıların değil, hastanın takibini ve tıbbi gözetimini yapmakla yükümlü olan kurum hekiminin de sorumluluğu bulunduğunu belirterek hukuki mücadeleyi büyüttü. Bu itirazlar sonucunda, huzurevi doktoru Naciye S. hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla İzmir 58. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ayrı bir dava açıldı.
Yargılama sürecinde suçlamaları kabul etmeyen ve beraatini talep eden doktor Naciye S. hakkında savcılık, mesleki yükümlülüklerin yerine getirilmediği gerekçesiyle cezalandırma talep etti.
Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrildi
Davayı karara bağlayan İzmir 58. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık doktor Naciye S.’yi suçlu bularak önce 3 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Duruşmadaki iyi hal ve yargılama sürecindeki davranışlar göz önünde bulundurularak bu ceza 2 yıl 11 aya indirildi.
Mahkeme heyeti, sanığın kişisel durumu, ekonomik vaziyeti ve sabıkasız oluşunu dikkate alarak hapis cezasını 21 bin 200 TL adli para cezasına dönüştürdü. Ayrıca sanığın ekonomik gücü değerlendirilerek bu cezanın 6 eşit taksitte ödenmesine hükmedildi.
Yaşlı Bakım Hizmetlerinde Denetim ve Sorumluluk Sınırı
Bu dava, Türkiye’de giderek büyüyen yaşlı bakım ve huzurevi hizmetlerindeki denetim mekanizmaları ile hukuki sorumluluk sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. Bakımevi personelinin mesleki formasyonunun yetersizliği, acil durumlarda tıbbi koordinasyon eksikliği ve kurum içi hiyerarşik sorumluluklar, yargılama sürecinde en çok öne çıkan unsurlar oldu. Mahkemenin kurum doktoruna verdiği ceza, sağlık ve bakım hizmeti veren kuruluşlarda yöneticilerin ve hekimlerin sadece doğrudan müdahalelerinden değil, gözetim altındaki hastaların genel sağlık takibinden de hukuken sorumlu olduğunu bir kez daha tescilledi.


