Sağlık sisteminin en büyük tartışma konularından biri olan “ücret adaletsizliği”, Genç Sağlık Sendikası tarafından paylaşılan son verilerle yeniden alevlendi. Ortaya çıkan tablo, aynı hastanede omuz omuza çalışan iki farklı statüdeki personel arasındaki gelir uçurumunu net bir şekilde gözler önüne serdi.
Özellikle nöbet ve fazla mesai ücretlerinde, lisans eğitimi almış sağlık profesyonelleri (memur) ile 4/D statüsündeki işçiler arasında oluşan yaklaşık 4 katlık fark, sektörde “çalışma barışını tehdit eden” bir unsur olarak yorumlanıyor.
Başlıklar
Lisans Mezunu Sağlıkçıya 137 TL, İşçiye 548 TL
Kamu hastanelerinde görev yapan ve 657 sayılı kanuna tabi lisans mezunu bir sağlık çalışanının (Hemşire, Ebe, Tekniker vb.) bir saatlik fazla mesai ücreti 137,76 TL seviyesindeyken; aynı kurumda görev yapan 4/D statüsündeki sürekli işçinin bir saatlik mesai ücretinin 548,55 TL olduğu belirlendi.
Aradaki bu devasa fark, eğitim ve sorumluluk düzeyiyle ters orantılı bir ücret politikasının yürütüldüğü eleştirilerini beraberinde getirdi.
Sadece Rakamlar Değil, “Şartlar” da Farklı
Gelir uçurumunun yanı sıra, bu ücretlerin ödenme koşulları da tartışma konusu oldu. Hazırlanan grafikte dikkat çeken detaylar şöyle:
- Memur (Sağlık Çalışanı) İçin Şartlı Ödeme: Lisans mezunu sağlık personeli, gece çalışsa dahi eğer haftalık çalışma saati dolmadıysa (fazla mesai oluşmuyorsa) bu ücreti alamıyor. Yani nöbet ücreti, belirli şartlara bağlanmış durumda.
- 4/D İşçi İçin Koşulsuz Ödeme: İşçi statüsündeki personelde ise durum tam tersi. Fazla mesai saati dolsun ya da dolmasın, gece çalışmalarında yüksek ücretli tarife üzerinden ödeme yapılıyor.
“Eğitim Cezalandırılıyor mu?”
Sosyal medyada kısa sürede viral olan grafik sonrası sağlık çalışanları tepkilerini dile getirdi. Lisans eğitimi almış, tıbbi müdahale yetkisi ve yasal sorumluluğu bulunan personelin, yardımcı hizmetler veya destek personeli statüsündeki çalışanlardan 4 kat daha az nöbet ücreti alması, “Eğitim cezalandırılıyor mu?” sorusunu gündeme taşıdı.
Sendikalardan “Adalet” Çağrısı
Konuyu gündeme taşıyan sendikalar, işçi statüsündeki personelin kazanılmış haklarına saygı duyduklarını ancak memur statüsündeki sağlık çalışanlarının ücretlerinin “yoksulluk sınırının altında ve komik rakamlarda” kaldığını vurguluyor. Talepler, işçinin maaşının düşürülmesi değil, sağlık profesyonelinin maaş ve nöbet ücretlerinin hakkaniyetli bir seviyeye, yani en azından işçi statüsüyle dengeli bir noktaya çekilmesi yönünde.
Sağlık Bakanlığı ve ilgili bürokratların, 2026 yılı planlamalarında bu derinleşen uçuruma nasıl bir çözüm üreteceği merakla bekleniyor.


